Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

CHP’li Cem Avşar: “Riskli Yapı Stoku Ulusal Güvenlik Meselesidir”
CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Türkiye’deki riskli ve çok riskli yapı stokunu Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Avşar, yüksek risk taşıyan yapıların yalnızca şehircilik değil, aynı zamanda ulusal güvenlik meselesi olduğunu belirterek, “Vatandaş beton tabutta, iktidar fil dişi kulesinde” ifadelerini kullandı.
Avşar, önergesinde Anayasa ve ilgili mevzuat uyarınca deprem riskine karşı tedbir almak, riskli yapıların tespitini yapmak ve güvenli yaşam alanları oluşturmanın devletin asli ve devredilemez sorumlulukları arasında yer aldığını vurguladı. Buna rağmen yaklaşık 25 yıllık iktidar döneminde Türkiye’nin yapı stokunun bütüncül şekilde ortaya konulamadığını, bilimsel verilere dayalı planlamanın hayata geçirilemediğini savundu.
Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çeken Avşar, resmi verilere göre 6 milyon bağımsız birimin risk altında bulunduğunu, bunlardan 2 milyonunun acil dönüşüm beklediğini hatırlattı. İstanbul’da ise 7,5 milyon konut ve iş yerinin yaklaşık 1,5 milyonunun yüksek risk taşıdığını, 600 bin bağımsız birimin ise “kendiliğinden çökebilecek” durumda olduğunun resmi makamlarca ifade edildiğini belirtti.
Ulusal Deprem Strateji ve Eylem Planı (UDSEP 2012-2023) kapsamında yapı stokunun envanterinin 2017 yılına kadar tamamlanmasının hedeflendiğini anımsatan Avşar, aradan geçen süreye rağmen eski yönetmeliklere göre inşa edilen, mühendislik hizmeti almayan, kaçak eklentiler yapılan ve imar aflarıyla yasal hale getirilen milyonlarca yapının gerçek risk durumunun hâlâ bilinmediğini ifade etti.
Mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle tespit edilmesi ve sürekli güncellenmesinin yalnızca bir kurumun sorumluluğunda olmadığını belirten Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, AFAD, yerel yönetimler, üniversiteler ve meslek odalarının koordinasyon içinde çalışması gerektiğini söyledi.
Bakan Murat Kurum’a yönelttiği soru önergesinde Avşar, Türkiye genelindeki riskli ve çok riskli bağımsız birim sayısı, bunların il bazındaki dağılımı, “kendiliğinden yıkılabilecek” yapılar için acil eylem planı bulunup bulunmadığı, UDSEP hedeflerinin hangi aşamada olduğu, yapı envanterine ilişkin kapsamlı bir veri tabanı oluşturulup oluşturulmadığı, 1999 Marmara Depremi öncesinde inşa edilen yapıların durumu, İstanbul’un olası Marmara depremine hazırlığı, 2027 bütçesinde kentsel dönüşüm için ek kaynak ayrılıp ayrılmayacağı ve bütüncül bir Deprem Kanunu hazırlanmasına yönelik çalışma yapılıp yapılmadığına ilişkin sorular yöneltti.
Avşar, depreme dirençli kentlerin yalnızca yeni binalar inşa edilerek oluşturulamayacağını belirterek, mevcut yapı stokunu bilimsel verilerle analiz eden, riskleri sürekli izleyen ve karar alma süreçlerine yansıtan bütüncül bir kamu yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, yapı güvenliğinin siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gereken kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.



