CHP’li Avşar; “Mesele sivrisinek avlamak değil, bataklığı kurutmak”

CHP’li Avşar; “Mesele sivrisinek avlamak değil, bataklığı kurutmak”
Yayınlama: 07.08.2026
A+
A-

İktidarın kök sebepleri yok sayarak, cezalandırıcı ve güvenlikçi bir anlayışı merkeze aldığına dikkat çeken CHP’li Avşar; “Mesele sivrisinek avlamak değil, bataklığı kurutmak”

Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Çocuk Haklarını Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifinin 4.Maddesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisinde söz aldı.

Konuşmasında, kanun teklifinde güvenlikçi politikaların esas alınmasını eleştiren Avşar, 25 yılın sonunda sorunlar ayyuka çıkınca, iktidarın uyandığını ancak, teklifte Komisyon Raporundan yararlanılmadığını, çocuk adalet sisteminin temel taşı olan koruyucu, önleyici ve onarıcı yaklaşımın terk edilerek, çocuklara yönelik cezalandırıcı ve güvenlikçi bir anlayışın merkeze alındığını belirtti.
Bu yönüyle eksik ve yetersiz olduğunu belirten Avşar, asıl meselenin çocuğun suçla temasına yol açan kök sebeplerin bertaraf edilmesi olduğunu ifade etti.

‘25 yılın sonunda sorunlar ayyuku çıkınca’
Suça Sürüklenen Çocukların Araştırmasına İlişkin Komisyon Raporuna dikkat çeken Avşar; “Elimde gördüğümüz Meclis’te kurulan ve 4 ay boyunca çalışan ‘Suça Sürüklenen Çocukların Araştırmasına İlişkin Komisyonun Raporu, tam 790 sayfa. Süreç boyunca toplantılar ve saha çalışmaları gerçekleşmiş, bakanlık temsilcileri, yargı mensupları, akademisyenler, meslek grupları, yerel yönetimler dinlemiş ve sorunların tespiti yapılarak ilgili kurumların ödevleri ortaya konulmuştur.
Ancak bütün bunlar ne zaman yapılıyor? 25 yılın sonunda, sorunlar ayyuku çıkınca, yeni nesil suç örgütleri mantar gibi türeyince ve sokak ortasında çocuklarımızın canına kıyılınca….”,dedi.

‘Aylık ortalama organize suç artış oranı %236,4’
Suç bilançosuna değinen Avşar, İçişleri Bakanlığının Komisyonda verdiği bilgilere göre; 2020-2025 yılları arasında aylık ortalama suça sürüklenen çocuk olay sayısının kişilere karşı işlenen suçlarda %58,9, organize suçlarda %236,4 artığını ve suça sürüklenen çocukların en çok karıştığı ilk beş suç türünün sırasıyla; kasten yaralama (%44,5), hırsızlık (%12,8), uyuşturucu (%8), tehdit (%6,6) ve cinsel suçlar (%4,3) olduğunun ifade edildiğini söyledi.
Avşar, uyuşturucu suçlarına ilişkin çocuk dosyalarında ise; yüzde 21,6 oranında artış yaşandığını ve yalnızca mahkeme aşamasındaki çocuk dosya sayısı 14.224’e ulaştığını belirtti.

‘Komisyon raporundan faydalanıldı mı?’
Kanun teklifle ilgili iki hususun dikkat çekici olduğunu belirten Avşar; “Görüşmekte olduğumuz kanun teklifine baktığımızda, kafamızı iki soru kurcalamakta; birincisi, Görüşmekte olduğumuz Kanun teklifi, hazırlanmış ve genel kurula sunulmuş, peki bu külliyattan (komisyon raporu) faydalanıldı mı? Şayet faydalanmadıysa bu rapor neden hazırlandı?”, dedi.

‘İlgili Kurumlar rapordan paylarına düşeni alacak mı?’
Devamında ikinci hususun ise Meclisin arşivi böyle kalın kalın raporlarla dolup taştığını, halbuki bu raporların kurumlara bir dizi ödev ve sorumluluk getirdiğini belirten Avşar; “Önemli olan, bu raporlardan ilgili kurumlar paylarına düşeni alacak mı? İlgili kurumların ödevlerini hakkıyla yapıp yapmadıkları takip edebilecek mi? Yoksa bunlar da diğer raporların kaderini mi yaşayacak?”, şeklinde konuştu.

İktidarın çözümü; ‘güvenlikçi tedbirler’
Avşar, Kanun metnine baktığımızda, genel gerekçede; etkin koordinasyon, çok disiplinli müdahale ve izleme, veri paylaşım, vaka bazlı yönlendirme, koruyucu ve destekleyici hizmetler, çocuğun üstün yararları gibi yerinde, doğru ve olması gereken tedbirlerden bahsetse de bu örtü altında kanun maddelerinde iktidarın yine çözümü; güvenlikçi tedbirleri ve müeyyideleri arttırmada bulduğunu ve olayın kök sebeplerine ve çözümüne ilişkin kayda değer bir düzenleme yapmadığını belirtti.

“Ceza” 73 kez geçerken, “çocuk yoksulluğu” hiç yok
Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Sunulan kanun teklifi, çocuk adalet sisteminin temel taşı olan koruyucu, önleyici ve onarıcı yaklaşımı terk ederek, çocuklara yönelik cezalandırıcı ve güvenlikçi bir anlayışı merkeze almıştır.
Örneğin bu metinde ‘ceza’ kavramı 73 kez tekrarlanırken, ‘çocuk yoksulluğu’ hiç geçmemektedir.”

‘İktidar, sebepleri yok etmek yerine sonuçlarla ilgili’
Halbuki, olayın en önemli kök sebebi ortak kanaatle ‘yoksulluktur’, olduğunu ifade eden Avşar, Yani iktidarın, sebeplerle değil her zaman olduğu gibi yine sonuçlarla ilgilendiğini, bataklığı kurutmak yerine sinek avında olduğunu ve Teklifin istisnasız tüm maddelerinin de sonuçlar ortaya çıktıktan sonra işleme alınacak cezai müeyyidelere ve alınacak koruyucu tedbirlere ilişkin olduğunu belirtti.

  1. madde; ‘….verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır’
  2. maddeye dikkat çeken Avşar; “Üzerinde konuştuğumuz 4. madde de aynı durum söz konusudur. Maddede; ‘…. Faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır’, şeklinde ebeveynlere verilecek cezaları artıran ibareler bunun açık bir göstergesidir. Bu maddenin ilk üç fıkradaki ceza artırımları caydırıcılık yönünden savunulsa da çocuğun işlediği bağımsız ve kasıtlı bir suçun faturası, ‘bakım yükümlülüğünü ihlal ettikleri’ gerekçesiyle anne ve babaya kesilmektedir. Ailenin ihmali ile çocuğun kasten adam öldürmesi arasındaki illiyet bağı ceza hukuku anlamında doğrudan ve kusura dayalı bir bağ değildir.”, şeklinde konuştu.

‘Aileye kusursuz sorumluluk yükü’
Avşar, Kanunun bütününde olduğu gibi, suçun işlenmesindeki sosyal etkenler göz ardı edilerek aileye objektif sorumluluk (kusursuz sorumluluk) yüklendiğini, çocuğun suça sürüklenmesiyle ebeveynin yükümlülük ihlali arasında otomatik veya varsayımsal bir ilişki kurulması hataya sebep olacağını ifade etti.

‘Başarı, çocuğu suçtan korumaktır’
Avşar, sistemin başarısının; güvenlikçi politikalarla kaç çocuğun mahkûm edildiğiyle veya verilen cezaların uzunluğuyla ölçülemeyeceğini ancak, kaç çocuğun suçla temasının önlendiği, kaç çocuğun resmî ceza sisteminin dışında tutulduğu, kaç çocuğun okuluna geri döndüğü ve yeniden suça sürüklenme oranının ne ölçüde azaltıldığıyla ölçülebileceğini söyledi.

‘Kanun metni yetersiz ve çözümden uzak’
En başarılı adalet sistemi, en fazla ceza veren değil; en fazla çocuğu suçtan, damgalanmadan ve adli sistemden uzak tutabilen sistem olduğunu söyleyen Avşar, bu gerekçelerle, kanun metnin yetersiz ve sorunu çözmeyeceğini belirtti.