
ANGUS TESİSİNE EN SERT TEPKİ TEKİRDAĞ MİLLETVEKİLİ SELCAN TAŞCI’DAN GELDİ;
“TEKİRDAĞ’A DAYATILAN BU ZARARI KABUL ETMİYORUZ
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı, TBMM Genel Kurulu’nda Tekirdağ’da yıllardır gündemden düşmeyen angus besi tesisi girişimini sert sözlerle eleştirdi. Taşcı, çevreye, su kaynaklarına ve halk sağlığına açıkça zarar vereceği belirtilen tesis için “Bu bir yatırım değil, koca bir şehre karşı işlenen bir çevre suçudur” dedi.
“ÇED KAPSAM DIŞIYLA BAŞLAYAN BİR İHANET HİKÂYESİ”
Konuşmasında sürecin geçmişine dikkat çeken Taşcı, angus tesisinin ilk başvurusunun 2008 yılında yapıldığını, “ÇED Kapsam Dışı” kararıyla faaliyete geçirilmeye çalışıldığını hatırlattı. Tesis alanının, Türkmenli Göleti havza sınırlarında, özel önlem gerektiren Ergene Havzası içinde yer aldığını vurgulayan Taşcı, yürürlükteki planlarda bu bölgede toprağı, yeraltı suyunu ve yüzey sularını kirletecek hiçbir faaliyete izin verilemeyeceğinin açıkça yazılı olduğunu ifade etti. “Bu şerhlere rağmen kimler bu izni verdiyse, o dönemin tüm mülki amirleri hakkında işlem başlatılmalıydı, bugün de başlatılmalıdır” diyen Taşcı, kamu adına sorumluluk çağrısı yaptı.
“YEDİ KEZ ÇED OLUMSUZ, YILMAK YOK!”
Tepkiler sonrası Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca ÇED sürecinin başlatıldığını belirten Taşcı, farklı tarihlerde, farklı şirket isimleriyle 1, 2, 3, 6 ve 7’nci kez başvuru yapıldığını; her seferinde de “ÇED Olumsuz” kararı çıktığını söyledi. Buna rağmen 2019 yılında imar affından yararlanıldığını hatırlatan Taşcı, “Sanki yapı affı çıkınca, yapı içinde yapılacak faaliyetler de affedilmiş gibi davranıldı” sözleriyle uygulamaya tepki gösterdi.
“42 KAMYON GÜBRE, 845 TON ATIK: CEVAP YOK”
Taşcı, 2025 yılında yeni bir isimle yeniden başlatılan ÇED sürecinde kritik soruların cevapsız bırakıldığını vurguladı:
Her gün tesisten çıkacak 42 kamyon ve 845 ton gübre nereye gidecek?
Bu atıklar hangi yollarla taşınacak?
Yüzlerce ton posa nerede depolanacak?
Yağmur suyu yönetimi nasıl sağlanacak?
Sızdırmazlık raporu var mı?
Koku bariyeri planı nerede?
“Bu soruların hiçbirinin yanıtı yok” diyen Taşcı, ÇED dosyasının bilimsel ve teknik açıdan ciddi eksikler içerdiğinin altını çizdi.
TAŞCI; “BELEDİYELER, BARO, KENT KONSEYİ: HEPİMİZ HAYIR DİYORUZ”
Taşcı, tesisin kurulmasının planlandığı Marmara Ereğlisi Belediyesi’nin açık şekilde “İstemiyoruz” dediğini, koku ve zehirli gazlardan en fazla etkilenecek yerleşimlerden Çorlu’nun da belediyesiyle ve halkıyla bu girişime karşı çıktığını belirtti. Tekirdağ Barosu’nun ÇED sürecini “eksik ve hukuka aykırı”, Kent Konseyi’nin ise projeyi Mera Kanunu ve Toprak Koruma Kanunu’na aykırı bulduğunu hatırlattı.
“SU YOKSA HAYAT YOK”
Konuşmasında su krizine özellikle dikkat çeken İYİ Partili Taşcı, tesisin günde 10 bin nüfuslu bir kasabanın su ihtiyacına eşdeğer su tüketeceğini, bu suyun Yakuplu yeraltı kaynaklarından çekileceğini, bunun da tarım kuyularındaki su seviyesini hızla düşüreceğini belirtti. Milletvekili “Su olmazsa hayat olmaz. Biz yatırım düşmanı değil, yaşamdan yanayız” ifadelerini kullandı.
“KOKU, GAZ VE HASTALIK RİSKİ”
Trakya’da sık görülen sıcaklık terselmesi ve hâkim rüzgârlarla birlikte tesisin amonyak, hidrojen sülfür ve metan gazı salınımının Çorlu üzerinde adeta bir kapak oluşturacağını belirten Selcan Taşcı, bölgenin kuzeyden sanayi, güneybatıdan atık depolama, güneydoğudan OSB kokularıyla zaten ağır bir yük altında olduğunu ifade ederek angus tesisinin bu yükü taşınamaz hâle getireceğini vurguladı.
İYİ PARTİLİ TAŞCI; “TOPLUM SAĞLIĞI, ŞİRKET KÂRINDAN DAHA DEĞERLİDİR”
Yerli hayvancılığın yıllar içinde bitirildiğini, meraların imara açıldığını ve ithal hayvan politikalarının sorunu çözmediğini dile getiren Taşcı, “Türkiye’nin hayvancılıkta en ari bölgelerinden birini hastalık riskiyle karşı karşıya bırakmayın” çağrısında bulunarak “Biz Tekirdağlılar olarak bu angus tesisini istemiyoruz. Devletin de toplum sağlığını bir şirketin ticari kârından üstün tutacağına inanmak istiyoruz.” sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.
Meclise Hitaben,
Değerli milletvekilleri, her şeyi sindirdik normalleştirdik madem, iklime uygun bir derdimiz var Tekirdağ olarak bizim de, onu paylaşayım: Angus tesisi. İlk başvurusu 2008’de yapılmış “ÇED Kapsam Dışı” olarak faaliyete başlamış. Dakika bir gol bir, Türkmenli Göleti havza sınırlarında yani özel önlem gerektiren alanlar arasında bulunan Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Revizyon Çevre Düzeni Planı’nda “Türkmenli Göleti İçme ve Kullanma Suyu Uzun Mesafeli Koruma Alanı olan,
bu yüzden de üzerinde süzülmeyle gerçekleşecek beslemeyi engelleyebilecek hafriyatlara ve arazi tahribine izin verilemez. Yüzey sularının süzülmesini engelleyecek, kirlenmeye neden olacak nitelikte yapı veya faaliyet yapılamaz.” şerhleri bulunan bir alana ÇED ihtiyacı duymaksızın faaliyet izni vererek şehrine, şerhinin toprağına, suyuna, havasına ihanet eden ne kadar mülki amiri varsa o dönemin hepsi hakkında işlem başlatılmalıydı, başlatılmalıdır; bunu bir not edeyim önce. Tepkiler yükselince Bakanlık ÇED süreci başlatmış “ÇED Olumsuz” çıkmış; 1 kere, 2 kere, 3 kere, 6, 7. Farklı tarihlerde, farklı isimlerle başvurmuşlar ve her defasında da “ÇED Olumsuz” görüşü çıkmış, sonra 2019 yılında imar affından yararlanmışlar. Sanırsınız yapı af olunca yapıda yürütülecek faaliyetler de af oluyor. Rant nasıl büyükse artık, yılmak yok. 2020’de bu defa, Brezilya’dan gelen anguslar için denemişler, yine olmamış. 2022’de başvurmuşlar, 2025’te yeni bir isimle ÇED süreci başlamış, “Her gün buradan çıkacak 42 kamyon, 845 ton gübre nereye konulacak?” diye soruyoruz, cevap yok. Bu kadar gübre en yakın geri dönüşüm tesisine hangi yollardan ulaşacak? Cevap yok. Geriye kalan yüzlerce ton posa nerede stoklanacak? Cevap yok. Yağmur suyu yönetimi nasıl olacak? Cevap yok. Sızdırmazlık raporu var mı? Yok. Koku bariyeri için plan yok. Tesisin bulunduğu Marmara Ereğlisi Belediyesi “İstemiyoruz.” diyor. Koku ve zehirli gazdan en çok etkilenecek olan Çorlu, belediyesiyle, vatandaşlarıyla “İstemiyoruz.” diyor. Tekirdağ Barosu “ÇED süreci eksiklerle dolu.” diyor. Kent Konseyi “Mera Kanunu’na aykırı, Toprak Kanunu’na aykırı istemiyoruz.” diyor.
Koca bir şehre istemediği, üstelik de alenen zararına bir girişimi kim, nasıl dayatabilir? Tam olarak neresi anlaşılamıyor bu meselenin gerçekten ben anlayamıyorum. Çok açık değil mi? Biz, Tekirdağlılar olarak Marmara Ereğlisi’ne angus tesisi is-te-mi-yo-ruz, bu kadar açık ifade ediyoruz bunu da. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar) Yatırım düşmanı olduğumuz için değil, bir günde 10 bin nüfuslu bir kasabanın su ihtiyacını tek başına tüketeceği için, bu suyu Yakuplu’nun yer altı kaynaklarından çekeceği için, tarım kuyularındaki su seviyesi düşeceği için, su olmazsa hayat olmayacağı ve biz yaşamak istediğimiz için istemiyoruz. “Et fiyatı arttı, getirelim angusları fiyat düşsün.” denilmesinden bu yana geçen on altı yılda yerli besiciliğin nasıl bitirildiğini gördüğümüz için, meraları imara açıp da bir mera ırkını ironik şekilde tesislerde şişirmek, bizi gezen tavuk gibi gezen inek arar hâle getireceği için istemiyoruz. Türkiye’nin hayvancılık alanındaki en ari bölgesini de hastalıkla gark etmeyin istemiyoruz. Yakuplu Mahallesi muhtarımızın isyan özetliyor aslında, bizim oksijenimizden ne istiyorsunuz? En çok da bunun için, kuzeyden endüstriyel kokular, güneybatıdan atık depolama ve geri dönüşüm kokuları, güneydoğudan organize sanayi kokuları ve şimdi de bölgedeki 2’nci hâkim rüzgâr olan lodos ile angus tesisinden gelecek olan koku, Trakya’da sık görülen sıcaklık terselmesiyle Çorlu’nun üzerini bir kapak gibi örteceği için istemiyoruz. Amonyak, hidrojen sülfür ve metan gazı salınımıyla Çorlu bir kere daha zehir solumaya mahkûm edileceği için istemiyoruz. Devletimiz nazarında da toplum sağlığı bir şirketin ticari kârından daha önemli ve değerlidir diye umuyor, buna inanmak istiyoruz.
Kaynak: Tekirdağ İyi Parti Milletvekili Selcan Taşçı
Haber: Şermin Günyak


