Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu





Avşar’dan “Riskli Yapı Tespit Kurumu” için kanun teklifi: “Daha kaç canımızı riskli yapılarda kaybedeceğiz?”
Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, 17 Ağustos Marmara Depremi’nin yıl dönümünde Türkiye’nin riskli yapı stokunun tespit edilmesi amacıyla “Riskli Yapı Tespit Kurumu” kurulmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, Türkiye’nin deprem riski ve mevcut yapı stokunun durumunu Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine taşıdı. Avşar, riskli yapıların ülke genelinde tespit edilmesi, kayıt altına alınması ve risk durumlarına göre güçlendirme, yenileme veya tahliye süreçlerinin yürütülmesi amacıyla “Riskli Yapı Tespit Kurumu” (RİYTEK) kurulmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.
Kanun teklifinin gerekçesinde, deprem riskine karşı gerekli tedbirleri almak, riskli yapıları ve afet riski bulunan bölgeleri belirlemek, riskli yapıların güçlendirilmesini veya gerektiğinde yıkılmasını sağlamak ve güvenli yaşam çevreleri oluşturmanın devletin asli ve devredilemez görevleri arasında bulunduğu belirtildi.
“Bu görev tercihe bırakılamaz”
Avşar, mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle ortaya çıkarılması, izlenmesi ve düzenli olarak güncellenmesinin herhangi bir kurumun tercihine bırakılabilecek teknik bir faaliyet olmadığını ifade etti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile AFAD başta olmak üzere belediyeler, kamu kurumları, üniversiteler ve meslek kuruluşlarının eş güdüm içinde çalışması gerektiğini belirten Avşar, yapı stoku envanterinin çıkarılmasının anayasal ve kamusal bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
“Ülke genelinde güvenilir ve bütüncül veri tabanı yok”
Türkiye’de eski deprem yönetmeliklerine göre inşa edilen, mühendislik hizmeti almayan, sonradan denetimsiz müdahalelere veya kaçak eklentilere maruz kalan ve imar düzenlemeleriyle yasal statü kazanan çok sayıda yapının bulunduğuna dikkat çeken Avşar, bu yapıların gerçek durumuna ilişkin ülke çapında güvenilir ve bütüncül bir veri tabanının bulunmadığını savundu.
Avşar, birçok yapının hangi deprem yönetmeliğine göre tasarlandığının, kullanılan malzemenin niteliğinin, taşıyıcı sisteme müdahale edilip edilmediğinin veya güçlendirme yapılıp yapılmadığının bütüncül biçimde bilinmediğini ifade etti.
“6 milyon bağımsız birim risk altında”
Türkiye’nin yüksek deprem riskine de dikkat çeken Avşar, nüfusun önemli bölümünün deprem tehlikesi bulunan bölgelerde yaşadığını belirtti.
Avşar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 2025 yılının Aralık ayında yaptığı açıklamalara atıfta bulunarak Türkiye’de yaklaşık 6 milyon bağımsız birimin risk altında olduğunu, 2 milyon bağımsız birimin ise acil dönüşüm beklediğini söyledi.
İstanbul’daki yapı stokuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Avşar, kentteki milyonlarca konut ve iş yerinin mühendislik hizmeti, zemin koşulları ve yapı güvenliği açısından risk taşıdığını belirterek, deprem hazırlığının ertelenemeyecek bir kamu görevi olduğunu ifade etti.
RİYTEK ile ulusal yapı stoku sistemi oluşturulacak
Avşar’ın TBMM’ye sunduğu kanun teklifinde kurulması öngörülen Riskli Yapı Tespit Kurumu ile ülke genelindeki yapı stokunun envanterinin çıkarılması amaçlanıyor.
Teklif kapsamında;
Yapı stokunun ülke genelinde kamusal bir programla envanterinin çıkarılması,
Yapıların risk durumlarına göre güçlendirme, yenileme ve tahliye süreçlerinin önceliklendirilmesi,
Deprem riskinin azaltılmasına yönelik politikaların oluşturulması,
“Ulusal Yapı Stoku Bilgi Sistemi” kurulması,
Bakanlık, AFAD, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, belediyeler ve diğer ilgili kurumların verilerinin ortak standartlarla entegre edilmesi,
Üniversiteler, meslek odaları ve uzman kuruluşların yapı envanteri çalışmalarına dahil edilmesi,
Yapı verilerinin kamuoyuyla paylaşılması,
Binalardaki tadilat ve kullanım amacı değişikliklerinin kayıt altına alınması,
“Periyodik Yapı Kontrolü Sistemi”nin hayata geçirilmesi
öngörülüyor.
“Deprem güvenliği yalnızca mühendislik konusu değil”
Deprem güvenliğinin yalnızca teknik ve mühendislik boyutuyla ele alınamayacağını belirten Avşar, kentlerin planlanması, yapı stokunun tanınması ve risklerin yönetilmesinin kamu yararını esas alan bir yönetim anlayışının temel unsurları olduğunu söyledi.
Avşar, deprem dirençli kentlerin oluşturulabilmesi için mevcut yapı stokunun tanınması, risklerin sürekli izlenmesi ve bilimsel verilere dayalı bütüncül bir kamu yönetimi anlayışının hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.
Kanun teklifinin temel amacının Türkiye’nin yapı stokunu bilimsel ve kurumsal bir sistemle ortaya koymak olduğunu belirten Avşar, sözlerini şu soruyla tamamladı:
“Daha kaç canımızı riskli yapılarda kaybedeceğiz?”
