
CHP Tekirdağ İl Başkanı Boduç: “Gazetecilik Suç Değildir”
CHP Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç, Tekirdağ’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, Türkiye’de basın özgürlüğünün ciddi baskı altında olduğunu belirterek, ifade özgürlüğünün sistemli biçimde daraltıldığını söyledi.
Tekirdağ’da Marmara Bölgesi basın emekçilerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan CHP Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç, Türkiye’de basın ve medyanın içinde bulunduğu duruma ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Boduç, basın özgürlüğünün demokrasinin temel göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.
Konuşmasına, 24 Ocak 1993’te hain bir saldırı sonucu hayatını kaybeden araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu ile tüm basın şehitlerini anarak başlayan Boduç, bir ülkede demokrasinin gerçek durumunun Anayasa’da yazılan ifadelerle değil, basının fiilen ne kadar özgür olduğuyla anlaşılabileceğini ifade etti.
Basının iktidarı eleştirebilme, gazetecilerin özgürce yazabilme ve halkın doğru bilgiye ulaşabilme imkânlarının demokrasinin temel ölçütleri olduğunu belirten Boduç, bu alanlarda yaşanan sorunların demokrasi açısından ciddi bir gerilemeye işaret ettiğini söyledi.
CHP’li Boduç, basın üzerindeki baskıların sistematik hale geldiğini dile getirerek, sansür ve oto sansür uygulamalarının gazetecilik faaliyetlerini doğrudan etkilediğini kaydetti. Yargı süreçleri, RTÜK kararları, ilan ambargoları ve ekonomik baskıların basın üzerinde birer baskı aracına dönüştürüldüğünü ifade etti.
Gazetecilerin yalnızca siyasi baskılarla değil, aynı zamanda düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları ve işten çıkarılma korkusuyla da mücadele ettiğini belirten Boduç, bu koşulların gazeteciliği giderek yapılamaz hale getirdiğini söyledi.
Konuşmasında gazetecilik mesleğinin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunan Boduç, dijitalleşme sürecinin yarattığı belirsizliklerin işten çıkarmalar için gerekçe haline getirildiğini ifade etti.
Boduç, gazeteciliğin suç olmadığını vurgulayarak, gerçeği yazmanın ve halk adına soru sormanın demokratik toplumların vazgeçilmez unsurları olduğunu söyledi. Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin değil, halkın doğru bilgiye ulaşma hakkının da güvencesi olduğunu belirtti.


